10 Eylül 2026

Araştırma: 2 yaşa kadar şeker tüketimi 70’li yaşlardaki sağlığınızı bile etkileyebilir

0
haber-gorseli-1788645038313

T24 Dış Haberler

İngiltere’de İkinci Dünya Savaşı sonrasında uygulanan şeker kotası, bilim insanlarına erken yaşta şeker tüketiminin insan sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerini incelemek için sıra dışı bir araştırma alanı sundu.

The Conversation’da yer alan değerlendirmeye göre, hayatlarının ilk 1000 gününde daha düşük miktarda şekere maruz kalan kişilerde ilerleyen yaşlarda bazı kanser türlerinin daha az görüldüğü, biyolojik yaşlanmanın daha yavaş seyrettiği ve daha sağlıklı beslenme alışkanlıklarının onlarca yıl boyunca devam ettiği tespit edildi.

İngiltere’de savaşın ardından şeker tüketimine yönelik kısıtlamalar birkaç yıl daha sürdü. Eylül 1953’te kotanın kaldırılmasıyla birlikte ülkedeki şeker tüketimi neredeyse iki katına çıktı.

Bu değişim, birbirine yakın tarihlerde doğan çocukların anne karnında ve yaşamlarının ilk yıllarında farklı miktarlarda şekere maruz kalmasına yol açtı. Araştırmacılar da bu tarihsel durumu, erken dönemdeki şeker tüketiminin uzun vadeli etkilerini karşılaştırmak için kullandı.

Çalışmada 1951 ile 1956 yılları arasında İngiltere’de doğan 64 binden fazla kişinin verileri incelendi. Şeker kotasının yürürlükte olduğu dönemde daha erken doğan kişiler, yaşamlarının ilk 1000 gününün daha büyük bölümünü düşük şeker tüketiminin olduğu koşullarda geçirdi.

“İlk 1000 gün”, anne karnındaki dönemden çocuğun ikinci yaş gününe kadar geçen süreyi kapsıyor. Bu dönemde organların, metabolizmanın ve bağışıklık sisteminin hızla gelişmesinin yanı sıra beslenme ve tat tercihleri de şekilleniyor.

Beş kanser türünde daha düşük risk

Araştırmacılar, kanser vakalarını takip etmek için UK Biobank verilerinden yararlandı.

Hayatlarının ilk 1000 gününde şeker kotasına daha uzun süre maruz kalan kişilerde meme, prostat, karaciğer, rektum ve akciğer kanserlerinin daha düşük oranlarda görüldüğü belirlendi.

En belirgin fark karaciğer kanserinde ortaya çıktı. Bu grupta karaciğer kanseri oranı yaklaşık yüzde 69 daha düşük bulundu. Meme kanserinde ise yaklaşık yüzde 36’lık düşüş tespit edildi.

Araştırmada dikkat çeken noktalardan biri de bu farklılıkların şeker kotasının kaldırılmasından onlarca yıl sonra ortaya çıkması oldu.

Biyolojik yaşlanmayla da bağlantı bulundu

Araştırmacılar erken dönemdeki şeker tüketimi ile biyolojik yaşlanma arasında da ilişki tespit etti.

Biyolojik yaşın göstergelerinden biri olarak kullanılan telomerler, kromozomların uçlarındaki koruyucu yapılardan oluşuyor ve hücreler yaşlandıkça genellikle kısalıyor.

Yaşamlarının ilk 1000 gününde daha uzun süre şeker kısıtlamasına maruz kalan kişilerin telomerlerinin daha uzun olduğu görüldü. Araştırmacılar bu farkın yaklaşık 2,2 yıllık daha yavaş biyolojik yaşlanmaya karşılık gelebileceğini hesapladı.

Aynı grupta, bağışıklık sisteminin uzun süreli faaliyetleriyle ilişkilendirilen granzim B proteininin seviyelerinin de daha düşük olduğu belirlendi.

Bu bulgular, erken yaşam döneminde daha az şekere maruz kalmanın hücresel düzeyde daha yavaş yaşlanmayla bağlantılı olabileceğine işaret etti.

Etkisi 50 yıl sonra da görüldü

Araştırmanın dikkat çeken bir başka sonucu ise erken dönemde tüketilen şeker miktarı ile ileriki yıllardaki beslenme alışkanlıkları arasındaki bağlantı oldu.

Şeker kotasının uygulandığı dönemde yaşamlarının ilk yıllarını geçiren kişilerin 50’li yaşlarına geldiklerinde de daha az şeker tükettiği tespit edildi. Bu kişilerin genel olarak daha az yemek yediği ve daha sağlıklı, daha çeşitli bir beslenme düzenine sahip olduğu görüldü.

Araştırmacılar sonuçların iki farklı mekanizmayla açıklanabileceğini değerlendiriyor. Bunlardan biri, erken dönemdeki beslenmenin metabolizma, organlar ve bağışıklık sisteminin gelişimi üzerindeki biyolojik etkisi. Diğeri ise çocuklukta oluşan tat tercihlerinin ilerleyen yıllarda beslenme alışkanlıklarına dönüşmesi.

İngiltere’deki aynı şeker kotası dönemini inceleyen önceki araştırmalarda da erken yaşta daha az şekere maruz kalan kişilerde tip 2 diyabet ve yüksek tansiyon riskinin daha düşük olduğu belirlenmişti. Diğer çalışmalar ise demans ve Alzheimer ile kalp hastalığı ve felç risklerinde düşüş bildirmişti.

Araştırmacılar, bulguların çocukların hiç şeker tüketmemesi gerektiği ya da savaş sonrasında uygulanan kota sisteminin ideal bir beslenme politikası olduğu anlamına gelmediğinin altını çiziyor.

Çalışmanın ortaya koyduğu sonuç, gelişimin kritik bir aşaması olan yaşamın ilk 1000 gününde daha düşük şeker tüketiminin etkilerinin onlarca yıl sonra dahi gözlemlenebileceği yönünde.

(Editör: Melis Karaca)

The post Araştırma: 2 yaşa kadar şeker tüketimi 70’li yaşlardaki sağlığınızı bile etkileyebilir first appeared on .

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir